Tarihçesi
Tanımı
İdeal Boy ve Görüntü
İdeal Yavru
Yavru Bakımı
Karakteristik Özellikleri
Eğitimleri
Karakter Testi

Winamp Skinleri
 
 

 

 

 

 

1. 0-3 Aylık Köpeklerin Bakım ve Beslenme Şartları :
a. Yavru köpeklerin doğdukları andan 1,5 aylık oluncaya kadar ki geçen süreçlerinde anne sütüne gereksinimleri olmaktadır.Bu gereksinim anne sütündeki mineral madde, protein, vitaminler, karbohidrat ve yağların yanı sıra yavrunun hayatı boyunca karşılasabileceği dış etkenlere karşı da kendisini savunabileceği antikorların alımını da sağlar. Burada en önemli husus yavrunun anne sütünü gerektiği kadar yani 1,5 aylık oluncaya kadar alabilmesinin sağlanmasidir. Aksi taktirde yavrunun ileriki yaşamlarında yapılan aşılama çalışmaları ve tedavi metodları her zaman yetersiz kalacaktır.
b. Yine yavruların doğumlarından itibaren bir hafta süreye kadar gözleri açılmayabilir. Şayet bu süre bir haftayı geçer ve gözlerden irinle karışık akıntı geliyorsa acilen Veterıner Hekime başvurulmalıdır. Yavru köpeklerin ilk muayenesi ağızda başlar ve sırasıyla gözler, kulaklar, ön ekstremiteler (kollar) ve arka ekstremiteler (ayaklar), kuyruk bölgesinde sonlanır. Bu arada hayvanın hareketleri ve genel durumu da dikkate alınmalıdır.
c. Yavru köpeklerde vücut ısıları 37.8 C ıle 39.0 C arasında değişebilir.
d. 2-3 Aylık yaşta olan köpeklere muayenesi yapılarak genel durumu da dikkate alınacak şekilde ilk olarak Karma I adı verilen ve Canine Viral Hepatit, Distemper, Panleukopenie ,Parvovirüs , Listeria enfeksiyonlarına ait susları kapsayan aşı vurulur. Bu aşının vurulmasını takiben aynı gün içinde vücut ısısı 1 C ile 1.5 C kadar yükselebilir, ayrıca hayvanın uyku hali gözlenir. Karma I 'i takiben 15 gün sonrasında Karma II aşısı yapılır. Bu aşının yapılmasıyla da vücutta bulunan antikor seviyesi yüksekte dolayısıyla da bağışıklık süresini arttırmış oluruz. Karma II 'nin vurulmadığı deney hayvanlarda yine sırasıyla sarılık, gençlik hastalığı, anemi, enterit ve listeria enfeksiyonlarına yakalanma yüzdelerinin yüksek olduğu görülmüştür.
e. Karma I ve Karma II aşıları aynı susları ve aynı antikor oranlarını ihtiva eder. Her iki aşısı da yapılmış bır yavrunun 3 Aylık oluncaya kadar tamamlanması gereken bir de Rabies (Kuduz) aşısının yapılması gerekmektedir. Bu aşı 3 aylıktan itibaren Veteriner Hekiminizin uygun gördüğü bir zamanda çok geçmeden yapılmalıdır.
f. Özet olarak Karma I, Karma II ve Rabigen ve ya Rabivac Aşılarını tamamlamış bır köpek yavrusunun 1 yaşına gelinceye kadar bu hastalıklarla karşılaşma durumunda yine bu hastalıklara yakalanma risklerinin çok düşük düzeyde olacağı kesindir. Yukarıda adı geçen aşılar senede bir kez uygulanmalıdır. Ayrıca Son uygulanan Karma II, uygulandığı tarihten 1 yıl sonrasına sadece bir Karma aşısı olarak tekrarlanması gerektiği unutulmamalıdır.
g. Ayrıca gerek yavru ve gerekse yetişkin köpeklerde iç ve dış parazitlerle mücadele amacıyla 3 aylık yaştan hayatı boyunca her üç ayda bir kez uygulanması gereklı olan ilaçlar bulunmaktadır. Bu amaçla Drontal Plus tablet, Paratak Plus tablet , Droncit Enjektable solüsyonu (SC), Ivermectin ve Dectomax gibi ticari adlı ilaçlar kullanılabilir. Yavru henüz 1,5 aylık ile 3 aylık kadar ise Helmipar antihelmentik şurubu; kg canlı agırlığa 1 cc oral yolla verilebilir.

2. 0-6 Aylık yavruların bakım ve beslenme şartları :
Köpek Bakımı :
a.Köpek bakım teçhizatı : Her köpek için bir adet Tımar Fırçası ve bir adet Tımar Havlusu tedarik edilmelidir. Kural olarak bir köpeğin teçhizatı diğerinde kullanılmaz.
b.Köpek kulübesi : Köpeğin gelişme süresini devamı ve yaşı ile cüssesi de dikkate alınarak içinde rahatlıkla sağa ve ya sola manevra yapabileceği, ahşap malzemeden ve ya beton yapıdan bir kulübe yapılmalıdır. Bu kulübe kışları hayvanın soğuktan ve rüzgarda koruyacak ayrıca yağışlardan etkilenmeyecek kalite ve güvencede inşa edilmelidir. Eğer bu kulübenin etrafında tel örgülerle çevrili bir bahçe tertiplenirse hayvan 24 saat boyunca sıkılmadan hareket edebilir.
c.Köpek yemek kapları ve su kapları : Beslenme aşamasında hayvanın sağlıklı bir şekilde ihtiyacının karşılanması amacıyla bir adet yemek kabı ve bir adet de su kabı tedarik edilmelidir. Bu kaplar hayvanın yaş ve cüssesi de dikkate alınarak ayarlanmalıdır. Yine bu kapların niteliği çelik eğer yoksa kaliteli ve sağlık koşulları için elverişli olduğuna kanaat getirilen plastik kaplardan oluşmalıdır.
d.Köpek beslenmesi : Yavru dönemindeki köpekler gelişme dönemlerine kadar ki süreç içerisinde kemik gelişimleri için gerekli mineral maddeleri doğal yollar olarak nitelenen yumurta kabukları , sütlü ekmekler ve aynı zamanda dış gelişimleri ve sağlığı için en az bir karış uzunluğunda ve bir ile bir buçuk parmak kalınlığındaki eti ve yağı sıyrılmış kemiklerden yararlanılır.Yavru köpeklerin günlük kalori ihtiyaçları ortalama olarak 5 ile 10 kg canlı agırlıktaki bir hayvan için 40 kcal olarak hesaplanmıştır. Ayrıca bu sayı 20 ile 40 kg canlı ağırlığındaki bir hayvan için 30 kcal den 25 kcal seviyesine kadar inebilmektedir. Gelişme dönemindeki bir köpeğin günlük beslenmesini iki öğün halinde verebiliriz. Ayrıca gelişimini tamamlamış olan hayvanlarda da tek öğüne geçiş uygundur. Bununla beraber köpeklerde Su Gereksinimi 10 kg lık köpeklerde günlük en az 400 ml ve 30 kg canlı ağırlığındakilerde bu rakam 1500 ml ye kadar çıkabilmektedir.
e.Köpeklerle ilgili diğer önemli bazı notlar : Köpekler bizler için iyi bir dost ve iyi bir iş arkadası olabilirler. Fakat bunların hepsi de bizim hayvana olan yaklaşımımıza bağlıdır.

Bakım

Rottweıler’ın, her gün hem fiziki, hem de zihni olarak faal tutulması gerekir. Bunun için uzun yürüyüşlere ve koşmaya götürülmesi, güvenli bir sahada gücünü kullanacağı egzersizler yapmasına müsaade edilmesi gerekir. Keza devamlı olarak itaat dersleri verilmelidir. Soğuk havadan hoşlanır, buna mukabil aşırı sıcaktan rahatsız olur. Mutedil ve soğuk iklimlerde, kapalı bina dışında, kendisine korunacağı bir kulübe verilirse, rahatlıkla yaşayabilir. Ancak ailesi ile iyi ilişki kurup bu ilişkiyi geliştirebilmesi için önemli bir süre ev içinde tutulması zaruridir. Tüylerinin bakımı çok büyük bir itina istemez, ara sıra ölü tüyleri temizlemek için fırçalanması yeterlidir.

Köpeğiniz ilk kez eve geldiğinde, korkak ve huzursuz davranışlar sergileyebilir. Bu davranış biçimi, annesinden ve kardeşlerinden ayrılmasından kaynaklanır. Diğer bir nedeni de ev ortamının ona yabancı olmasıdır. Bunları normal olarak karşılamalı ve ona sevgi içinde yaklaşmalısınız. Evdeki ilk günlerinde çevresini tanıyıp bu yeni ortamına alışmasına imkan vermelisiniz. Onunla oyunlar oynayarak bu tedirginliklerinden kurtulmasını ve size alışmasını sağlayabilirsiniz.

YAVRU BAKIMINDA ÖNEMLİ KONULAR

Püf Noktaları
Öğrenme
Ödüllendirme
Cezalandırma
Egzersiz
Tüy Bakımı Fırçalama
Banyo
Diş Değişimi
Sosyalleşme ve Sosyalleştirilme
Veteriner İlk Ziyaret
Püf Noktaları

Yüksek sesler, kalabalık ve çocukların onu sevmek için yakalamaya çalışmaları gibi faktörler ilk günlerde köpeğinizin korkmasına neden olabilir.

Köpeğinize evde sıcak ve hava cereyanından uzak bir yaşama alanı sağlayınız.Köpeğiniz bu alanı uyumak ve dinlenmek için kullanacak ve burada kendini güvende hissedecektir. Bu alan bir kapısı olan kapalı bir kutu ya da yuva olabilir. Bunun dışında yere koyacağınız onun boyutlarına uygun bir yatak ya da sepet de olabilir.
Yavru bir köpek günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Hatta bazen deyim yerindeyse “ölü gibi uyur”. Çünkü uyku da yavru için büyük bir gereksinimdir. Bazen köpek sahipleri bu durumdan telaşlanıp köpeğinin hasta olduğunu zanneder. Ancak endişe etmeyin. Bu durum çok normaldir. Köpeğinizi yerinden zorla çıkarmaya çalışmayın. Eğer orada durmak istiyorsa bırakın kalsın.Kendi istediği zaman zaten çıkacaktır. Çocukların onu orda sıkıştırmasına ve kızdırmasına izin vermeyin. İlk günlerde bütün evi kullanmasına izin vermeyin. Hem ortama yabancı olduğundan hem de ev ona başlangıçta büyük bir alan geleceğinden korkacaktır. Aynı zamanda bu olay tuvalet eğitimi açısından da yanlış bir davranıştır. Köpeğize evinizi sizin gözetiminiz altında yavaş yavaş tanıtmalısınız. Kullanmasını istemediğiniz alanları ( yatak odanız, mutfak…) ona öğretmelisiniz. Evde yanlış bir davranış yaptığında biri ona kızdıysa, diğer bir kişi gidip onu sevmemeli ve onla ilgilenmemelidir. Çünkü bu davranış köpeğinizin gelecekte kızan kişinin sözünü dinlememesine ve şımarmasına neden olacaktır. Şımarık bir köpek söz dinlemez ve kendi kafasına buyruk yaşar. Böyle bir şeyle karşılaşmak istemiyorsanız daha ilk günlerden tedbirinizi almalı, köpeğinize ondan üstün olduğunuzu, onun sahibi olduğunuzu ve sözünüzü dinlemesi gerektiğini hissettirmelisiniz.

Öğrenme

Köpeklerde öğrenme tekrarlarla gerçekleşir. Öncelikle dağarcıklarında bulunan (daha önce öğrendiği) davranışları uygularlar. Bu davranışlar amaçlarına ulaşmaya yeterli gelmezse değişik yollar denerler. Denemeler ve yanılmalardan sonra doğru davranışı bulurlar. Yani ödülü elde ederler. Aynı davranışı her tekrar ettiğinde ödüle ulaşıyorsa, bu davranış köpeğinizin dağarcığına gittikçe yerleşir ve aynı uyaran olduğu müddetçe benzeri davranışları sergiler. Yani bu tepki öğrenilmiş olur.

Köpeklerde bir diğer öğrenme yöntemi ise şartlı reflekstir. Örnek vermek gerekirse; mama verilmeden önce her zaman “mama vakti” diye sesleniliyorsa, konuşma esnasında kullanılacak bir mama kelimesi kendisine yemek verileceğini zannetmesine neden olur. Dışarıya çıkmak için sahibinin mantosunu giydiğini gören köpeğin, sahibine karşı sevgi gösterilerinde bulunması da başka bir şartlı refleks örneğidir. Bunun nedeni, mantonun giyilmesi ile dolaşmaya çıkarılacağını ilişkilendirmesidir.

Ödüllendirme

Ödül, köpeğinizin nasıl davranması gerektiğini öğrenmesinde ve davranış şeklinde istediğiniz değişiklikleri gerçekleştirmenizde en büyük yardımcınızdır. Köpeğinizin hoşuna giden herhangi birşey ödül olabilir. Yiyecek, okşanma, sıcak bir sevgi gösterisi, “aferin” gibi belirli bir kelime,dışarı çıkma…Bunlar köpeğinizin doğru davranışları yapmasını teşvik eder.
Köpeğinizin sahip olduğu davranışların çoğu teşvik edilmenin sonucunda şekillenir. Ödül ya da teşvik, yapılan davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını arttırır. Aynı zamanda hızlı bir şekilde öğrenmeyi sağlar.
Ödüllendirmenin zamanı da önemli bir konudur. Köpeğiniz hoşunuza giden bir davranışı gerçekleştirdiğinde, onu bir iki saniya içinde ödüllendirmelisiniz. Köpekler sürekli hareket halinde olan canlılardır. Bu yüzden geç yapılan bir ödüllendirme, onun hangi davranışı için ödüllendirildiğini anlamasını güçleştirecektir. Ödüllendirdiğiniz anda köpeğiniz ne yapıyorsa teşvik ettiğiniz davranış da o olur. Örneğin; köpeğinize oturmayı öğrettiğinizi düşünelim. Köpeğiniz oturduğunda ödüllendirmek için ayağa kalkmasını bekleyip ödülünü verirseniz, onun oturmasını değil ayağa kalkmasını ödüllendirmiş olursunuz. Özellikle tuvalet ve otur kalk eğitiminde, ödül en büyük yardımcınız olacaktır.
Aslında bu işin mantığı çok basittir. “Köpeğiniz hoşunuza giden bir şey yaptığında siz de onun hoşuna giden bir şey yapın”

Cezalandırma

Yavru bir köpeğin elbette birtakım yaramazlıkları olacaktır. Bu istenmeyen davranışların bir daha tekrarlanmaması için genel olarak, cezalandırma yada yüksek sesle ikaz etme yöntemlerine başvurulur. Bu noktada en önemli şey, dozu iyi ayarlamaktır. Eğer çok sert bir cezalandırma yöntemi (aç bırakmak, dövmek yada karanlık bir odaya kapatmak gibi) izlenecek olursa, köpeğiniz hayatı boyunca sizden hep korkacak ve bu yüzden sözünüzü dinleyecektir. Bu da sevgiden çok korkuya dayalı bir itaat anlamına gelir. Bu nedenle köpeğinize fiziksel ceza vermekten kaçının. Hata yapmasını ufak tefek tedbirler alaraktan engelleyin. Ses tonunuzda yapacağınız birtakım değişikliklerle onun üzerinde hakimiyet kurun.
Yapılacak en güzel şey, daha ilk günlerden başlayarak köpeğinize “HAYIR” kelimesinin anlamını en iyi ve doğru biçimde öğretmek olacaktır. Bu şekilde köpeğinizle birlikte çok daha kolay ve rahat bir yaşam sürdürebilirsiniz.

Egsersiz

Köpeklerde enerji ihtiyacı ve yem tüketimi aktivite, yaş ve çevre ısısına bağlı olarak değişir. Köpeğinize, enerjisini sarfedecek aktiviteyi gerçekleştirmesi için yeterli egzersiz imkanı sağlamalısınız.
Yavru köpekler çok hareketli olduklarından dolayı bol egzersize gereksinim duyarlar. Egzersiz ihtiyacı yaş kadar köpeğinizin ırkı ile de alakalıdır. Örnek vermek gerekirse, bir av köpeğinin günlük egzersiz ihtiyacı bir Terier’e göre çok daha fazladır. Köpeğinizin ırk özelliklerini inceleyerek onun egzersiz gereksinimini daha iyi anlayabilirsiniz. Ancak köpeğiniz hangi ırk olursa olsun günlük kısa yürüyüşler tüm köpekler için şarttır.
Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim süreci ve kemik gelişimi daha uzun sürede tamamlandığından egzersizler sınırlı tutulmalıdır. Çok uzun koşular, yüksek yerlerden atlamalar ve ağır egzersizler kemik gelişimi tamamlanıncaya kadar yapılamamalıdır.

Tüy Bakımı ve Fırçalama

Tüy bakımı köpeklerde üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Çünkü yılda en az iki kez olmak üzere tüy değiştirirler. Bahçede yaşayanlarda bu genellikle ilkbahar ve sonbahar civarında daha yoğun dökülme şeklindedir ve daha kısa sürer. Fakat evde yaşayanlarda bütün yıla yayılarak devam eder.
Eğer bir beslenme bozukluğu , bir hastalık , lokal bir açılma yoksa bu tüy değiştirme olarak adlandırılır. Bizim yapacağımız onu hergün hatta yoğun tüy değiştirme zamanlarında sabah akşam olmak üzere iki defa fırçalamaktır. Bu işlem için en uygun olanı tel fırçalar ve ele geçirilebilen çeşitli eldivenlerdir.
Yavru köpeğinizi fırçalamaya ne kadar erken alıştırırsanız ileride o da siz de rahat edersiniz. Çünkü fırçalama genel bakım için beslenme kadar önemli bir işlemdir. Fırçalama yaparken köpeğiniz üzerinde gerekli olan günlük kontrolleri de uygulamış olursunuz. Bu bilhassa deri problemlerine yatkın olan ırklarda sorunu erken keşfetmek bakımından önemlidir.
Fırçalama yaparken bilhassa ele geçirilebilen fırça tipleriyle aynı zamanda deriye masaj yapıp kan dolaşımını da uyarmış olursunuz.

Banyo

Sanıldığı gibi köpekler kolay kolay kokmaz ve sık yıkamak daha iyi temizlik anlamına gelmez. Çünkü köpeklerde ter bezleri yoktur. Yani köpekler patileri dışında terlemezler. Dolayısıyla tere bağlı koku oluşmayacağından bizim gibi sık olarak yıkanmaya ihtiyaç duymazlar.
Sık yıkandığında derinin Ph değeri değişir ve aslında koruyucu olan derinin üzerindeki yağımsı tabaka kaybolur , köpeğiniz mantar ve uyuz gibi hastalıklara daha duyarlı hale gelebilir. Genellikle aşılama döneminde doktorunuz yıkamaya zaten izin vermez. Daha sonrasında ise eğer deride medikal bir problem yoksa, ama yıkamak istiyorsanız ayda bir kez yıkama önerilir. Çoğu tüylü köpek sadece fırçalamakla temizlenebilir.
Yıkayacağınız zaman onu önce ılık suyla ıslatmalısınız. Bu işlem için genellikle bir küvet tavsiye edilir. Küvetin altına onun kaymayacağı paspas şeklindeki malzemeden konursa iyi olur. Doktorunuz özel bir şampuan önermediyse köpek şampuanını bir kasede bir-kaç misli su ile çoğaltın. Bir sünger parçası alın. Su ile dilüe ettiğiniz şampuanı emdirip köpeğinizin üzerine sürün. Şampuanı direk dökmeyin ve kesinlikle insan için üretilen şampuan ve sabunları kullanmayın. Köpek şampuanları insan şampaunları gibi üretilmediğinden çok köpürmesini beklemeyin. Kulağına su kaçırmamaya ve gözüne şampuan gelmemesine dikkat edin. Bunun için kulağına vazelinli pamuk koyun. Çünkü kaçan su kulakta kronik ( uzun süreli ) otitis externa dediğimiz dış kulak yolu enfeksiyonuna sebep olabilir. Durulamayı ılık suyla ( sıcak veya soğuk olmayacak ) çok iyi yapın. Eğer çok kirli ise aynı işlemi ikinci kez tekrar uygulayabilirsiniz. Sonrasında onu önce bir havlu ile silin ve fön makinesinin ılık ayarıyla ( sıcak değil ) iyice kurutun. Köpeklerin derileri zor kuruduğundan cereyandan uzakta bir yerde tutun ve mümkünse o gün ( en azından 4-6 saat ) dışarı çıkarmayın. Kendiniz rahat yıkayamıyorsanız köpek kuaförlerinde yıkatabilirsiniz. Ancak herhangi bir nedenle farklı bir şampuan kullanması gerekiyorsa kuaföre giderken şampuanıda beraberinizde götürmelisiniz.

Diş Değişimi

Yavru köpekler 3,5 aylıktan 8. aylığa ( genellikle 6. aya ) kadar süt dişlerini dökerler. Yerine hayat boyu kalıcı olan ana dişler çıkar. Dökülen dişleri zaman-zaman yerlere düşmüş olarak görebilirsiniz. Çoğu zaman da yemek yerken kendileri yutarlar. Bu dönemde diş kaşıntısı çok fazla olduğu için bulduğu her şeyi kemirecektir. Siz kendisine zarar vermemesi için potansiyel olarak kemirebileceği her eşyayı , sanki evde emekleyen bir çocuk varmış gibi düşünüp ortadan kaldırmalısınız.
Bu dönemde onun kemirmesi için hazır ürünler verebilirsiniz. Kalın halat şeklinde , düğümlenmiş , uçları püsküllü olan diş ve oyun ipleri , naturel malzemelerin işlemden geçirilmesiyle elde edilmiş yapma kemikler kullanabilirsiniz.
Sanılanın aksine köpeklerde diş bakımı da gereklidir. Yani onların da dişlerinin fırçalanmasına ihtiyaç vardır. Normalde tartar oluşumu 1,5 yaşından sonra başlar. Fakat daha yavruyken , fırçalamaya alıştırmak gerekir. Bu işleme en küçüklerinden çocuk diş fırçası veya köpekler için hazır satılanlardan temin ederek başlayabilirsiniz. Öncelikle diş fırçasını ıslatarak alıştırıp sonra da köpek diş macunu ile devam edebilirsiniz. Fırçalama aynı bizde olduğu gibi yukarı-aşağı ve daha az olarak ta sağa-sola doğru olmalıdır.
Tabiki köpeklerin dişleri sadece fırçalanarak temizlenemez. Bunun için yukarıda diş kaşıntısı dolayısıyla kullandığınız yardımcı malzemeler ve yöntemlere ilave olarak özel olarak tartar temizliği için üretilmiş mamaları da verebilirsiniz.

Sosyalleşme ve Sosyalleştirilme

Köpekler sosyal canlılardır ve her zaman yeni dostluklar kurmaya heveslidirler. Meraklı ve öğrenmeye aç bir şekilde tecrübe ettikleri herşeyi hafızalarına kayıt ederler. Bu çok önemli dönemde karşılaşmadıkları ya da köyü tecrübe ettikleri herşey, onlar için erişkin yaşamlarında, korkuyla tepki verdikleri davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle özellikle 1.5-3 ay arasındaki ana sosyalleşme dönemi köpeğin psikolojik dünyasında çok büyük bir önem taşır.
Köpek yavrularının dünyaya insanlar ve yaşadıkları çevre hakkında bilgi sahibi olmadan geldikleri unutulmamalıdır. Bu nedenle köpekler; her türlü insanla (kadın, erkek, çocuk, yaşlı…), hayatları boyunca karşılaşabilecekleri diğer evcil hayvanlarla (kedi, köpek..), her çeşit taşıtla (otobüs, araba, bisiklet…) bu aylarda tanıştırılmamlı ve çağrışımlarının daima pozitif olmasına dikkat edilmelidir.

Köpeğiniz size ve yeni çevresine alıştıktan sonra, onu diğer canlılarla tanıştırmalısınız. Çocuklar ve diğer insanlarla kontrolünüz altında oyun oynamasına ve dostluklar kurmasına izin verin. Aşıları tamamlandıktan sonra dış çevreyi tanımalarına olanak sağlamalısınız. Diğer köpeklerle kontrollü bir şekilde oynamasına izin vererek kendi türü arasındaki doğal ve sosyal davranışları öğrenmesine yardımcı olmalısınız. Yavru köpeğinizi çok uzun süre yalnız bırakmayın. Bu ona aşırı strees yükleyecektir. Kalabalık caddelerde gezdirerek çevresini kabullenmesini sağlayın. İlk başlarda havlayarak kalabalığa tepki verecektir. Ancak bir süre sonra onları kabullenecek ve yürürken diğer insanları rahatsız etmeyecektir.

Bu listeyi daha da uzatabilirsiniz. Ancak unutmayın ki; sosyalleştirilmeyen köpekler insanlara ve diğer hayvanlara karşı saldırgan ve güvenilmez olacaktır.

Veterinere İlk Ziyaret

Köpeğinizi aldığınız gün yada ertesi günü veteriner hekimininize götürüp genel bir kontrolden geçirmeniz onun sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. Bilindiği gibi yavrularda bağışıklık sistemi tam olarak gelişmediğinden hastalığa yakalanma riskleri fazladır. Bu hastalıkların bazıları ölümcüldür. Zamanında yapılacak bir kontrol böyle bir hastalığa yakalanmış yavrunun yaşama şansını artıracaktır.
Veteriner hekiminiz köpeğinizin kulaklarını, gözlerini, burnunu, ağzını, dişlerini, derisini ve ateşini kontrol edecek ve herhengi bir sorun olup olmadığına bakacaktır. Ayrıca ciğerlerini ve kalbini dinleyecektir. Kemik gelişimi, vücut büyüklüğü , kilosunun uygun olup olmadığı, hangi mamayı yemesi gerektiği, beslenme düzeni ve yemesi gereken mama miktarı gibi konularda sizi bilgilendirecektir. Diğer ihtiyaçlarınız (mama kabı, oyuncak, fırça…) konusunda da size yol gösterecektir.

Önemli olan diğer bir nokta da parazit varlığıdır. Yavrularda parazit varlığı ciddi sorunlara yol açabilir. Kancalı ve şerit parazitler gibi birkaç bağırsak paraziti türü yavrunuzun bedeninden beslenir. Bu parazitler anneden yavruya geçebildiği gibi kaldıkları ortamlardaki hijyen koşullarının kötü olması sonucunda da yavruya geçebilirler. Karın bölgesinde şişlik, ağız kokusu, kötü kokulu gaz çıkarma, kaşıntı, ishal ve ateş gibi belirtilere neden olurlar. Bu nedenle yavrunun dışkısı mikroskobik bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Dışkısından alınan küçük bir parçanın incelenmesi sonucunda parazit varlığı tesbit edilirse gerekli tedavi düzenlenmeli ve bu parazitlerin daha erken yaştaki yavrunun gelişiminde meydana getirebilecekleri olumsuz etkiler ortadan kaldırılmalıdır. Bu nedenle yavrunun dışkısı formu, kıvamı ve kokusu gibi özellikler yönünden incelenmeli ve dışkıda değişiklik görülünce veterinere hekime başvurulmalıdır.
Yavru köpeğiniz ile birlikte yaşamaya başladığınız ilk günlerde davranışlarını, etrafına karşı ilgisini, oyunculuğunu, yemeğini yiyip yemediğini, sağlık durumunda bir değişiklik (ishal, kusma…) olup olmadığını dikkatli bir şekilde gözlemlemelisiniz. Çünkü bazı hastalıklar belirtilerini hemen göstermeyebilir. Bu tip hastalıkların ilk kontrolde ( eğer bir semptom görülmüyorsa ) tespiti zordur ve veteriner hekiminiz tarafından tespit edilemeyebilir. Bu yüzden yavru köpeğinizi iyi gözlemlemeli ve durumunda oluşabilecek değişikliklerde veteriner hekiminize başvurmalısınız.