|
|
|
Hastalıklar |
Aşının Tipi |
1.Aşılama |
2.Aşılama |
3.Aşılama |
4.Aşılama |
Tekrarlar |
|
Parvovirüs |
MLV/İnaktif |
5-7 |
8-11 |
12-15 |
16-18 |
12 |
|
Coronavirüs (*) |
İnaktif |
6-8 |
10-12 |
12-14 |
- |
6 |
|
Distemper |
MLV |
5-7 |
8-11 |
12-15 |
- |
12 |
|
Hepatitis |
MLV/İnaktif |
5-7 |
8-11 |
12-15 |
- |
12 |
|
Parainfluenza |
MLV |
6-8 |
10-12 |
14-16 |
- |
12 |
|
Leptospirosis |
İnaktif |
- |
9-12 |
12-46 |
- |
12 |
|
Bordetellosis |
İnaktif/Canlı |
6-8 |
10-12 |
14-16 |
- |
6-12 |
|
Kuduz |
Ölü |
12-16 |
- |
- |
- |
12 |
(*) Coronavirüs aşısı
Distemper ile birlikte yapılmamalıdır.
Köpekler ve Bağışıklık :
Köpekleri çeşitli hastalıklara karşı korumak
için aşılamanın önemi yadsınamaz bir
gerçektir.Ancak yanlış aşılama programı ya
da uygun olmayan aşılar yavrunun kaybına
neden olabilir.Bütün aşılar aynı teknik ve
bileşimde olmadığından,kimisi yarardan çok
zarar verebilir.Bu nedenle veteriner
hekimler hayvanın sahip olduğu koşullar
gözönünde bulundurularak farklı hayvanlar
için değişik aşılama programları
kullanabilirler.
Aşılar,hastalığa yol açan etkenin hastalık
yapamayacak derecede zayıflatılması ya da
bağışıklık oluşturabilecek proteinli
yapıların ayrılması suretiyle oluşturulan ve
antijen duen bir bileşim
içerirler.Antijenler hayvanın vücuduna
çeşitli yollarla (burun damlası,deri
altı,kas içi enjeksiyon)verilerek,hayvanın
bununla mücadelesi sağlanır.Mücadele sonunda
galip gelen hayvana ardışık olarak
(tekrarlı) antijen verilerek bir nevi hayvan
asıl mikroba karşı silahlandırılır.
Yavru köpeklere yapılan aşıların karnelerine
yapıştırılan etiketlerinde DHPLPICR gibi
simgeler görürsünüz.Bunlar antijeni verilen
hastalığın başharflerinden oluşmaktadır ve
antijenin bulunduğunu ifade etmek için
kullanılırlar.
D - Distemper(Gençlik Hastalığı)
H - Viral hepatitis (Karaciğer
iltihabı);
L - Leptospirosiz (Sarılık yapan
mikrop);
P - Parainfluenza (Üst solunum yolu
hastalığı yapan bir virüs)
P - Parvovirüs (Kanlı ishal
hastalığı)
C - Coronovirüs (Viral ishal)
R - Rabies (Kuduz)
Unutulmaması gereken bir nokta hiç bir aşı
ya da aşılama programının 100% garantili
olmadığıdır.Çünkü özelikle yavrularda
aşılara karşı oluşacağı bağışıklık yanıtını
birçok faktör etkileyebilir ve çok karmaşık
bir yapıya sahip olan bağışıklık
sistemi,henüz tam anlamıyla aydınlatılmış
değildir.(Yavru köpeğin aşılanmasında en
önemli olgu anneden geçen antikorların
varlığıdır.Antikorlar antijen dediğimiz
yapılara karşı oluşturulan savunma
araçlarıdır.)
Yeni doğan yavrular,eğer anneleri daha önce
aşılandı ise ya da hastalığı geçirmiş
ise,annelerinden plasenta yoluyla ya da süt
emme suretiyle antikor denen bağışıklık
maddelerini pasif olarak(kendileri
üretmeden)alırlar.Böylelikle yeni doğan
yavru kendi bağışıklık sistemi mikroplarla
mücadele deneyimi ve gücü kazanıncaya kadar
geçici bir süre annesinin antikorlarıyla
kendisini savunur.Anneden alınan
(matarnal)antikorlar annenin bağşıklık
durumuna göre değişir ve mikrop türüne
özgürdür.Yani her hastalık için seviyeleri
eş değer olmayabilir.Örneğin;kanlı ishal
hastalığına karşı yeterli iken gençlik
hastalığına karşı yeterince koruma
sağlamayabilir.Anneya ait antikorlar belirli
bir süreden sonra ortadan kalkar
iken,yavrunun bağışıklık sistemi gerek
mikropla karşılaşma,gerekse aşılanma
suretiyle gelişmeye başlar.Hayvanın
hastalığa yakalanmadan evvel aşılanması ve
bağışıklık elde etmesi arzulanır.Ancak
anneden gelen antikorlar hayvanı hastalığa
karşı olduğu gibi aşıya karşı da korur.Bu
durum aşıların bağışıklık vermemesinin en
önemli nedenidir.
Maternal (anneye ait) antikorların tükendiği
ve yapılan aşının henüz bağışıklık
oluşturamadığı dönem "pencere" olarak
isimlendirilmektedir.Hayvanın hastalığa
karşı bağışıklı olabilmesi için tekrarlı
aşılamalar sonucu yeterli antikor seviyesine
ulaştırılması ve son aşılamadan 10-12 günlük
süre geçmesi gereklidir.Maternal antikorlu
köpeklere aşı yapıldığında gençlik
hastalığına karşı köpeklerin 95% 12 haftalık
korunma sağlayabilmesine karşın,kanlı
ishalde ancak 60-70 % oranında köpek aynı
sürede korunabilir.Kanlı ishalde 3-4 defa
aşılama sonrasındda 18-20. haftalarda
yeterli korunma sağlanabilir.
Aşının türü,yani zayıflatılmış canlı-virüs
yada ölü-virüs aşısı olması da önem
taşır.Canlı aşılar daha çabuk ve daha uzun
sürekli bağışıklık oluşturmasına
karşın,normal hayvanda çoğalabilme riski
taşırlar ve yan etkileri çoktur(distemper
encephilitisi) gibi.Ölü aşılar daha geç
bağışıklık oluşturması,yeterli bağışıklık
için tekrar enjeksiyonlar gerektirmesine
karşın çok daha güvenlidirler ve daha fazla
tercih edilmektedirler.
Aşıların soğuk zinciri (4-8 C) bozulmadan
korunmasıda bağışıklık oluşumunda önem
taşır.Tekrarlı nakiller taşınma koşullarının
iyi olmaması (aşırı sarsıntı) gibi nedenler
ile aşılarda bozulmalar olabilir.Aşıdaki
antijen miktarıda bağışıklık oluşmasında
önem taşır.Bir şişe içindeki aşı antibiyotik
gibi hayvanın canlı ağırlığına göre
bölünerek kullanılmamalıdır. Ayrıca kas içi
yapılması gereken bir aşının deri altı
verilmesi aşının özelliğini yitirmesine
neden olabilir.Bu gibi yanlışlıklara yer
vermemek için üretcii firma önerileri
dikkate alınmalıdır.Hayvanın ırkının aşının
bağışıklık oluşturması ile bir ilgisi
yoktur.Doberman,Rotthweiler ve English
Springer Spaniel ırkı köpekler kanlı ishal
ve gençlik hastalıklarına çok dayanıksız
oldukları halde doğru bir aşılama programı
ile yeterli korunmaya sahip olabilirler.Ölü
virüs aşısının üzerinden 2 hafta geçmeden
yapılan canlı virüs aşıları etkili olamaz.
Bakteriyel hastalıklar viral hastalıklara
oranla daha az görülürler.Bakteriyel
hastalıklara karşı hazırlanmış aşılar hem
daha az etkili olur,hem bağışıklık süreleri
kısadır hemde yan etkileri çoktur.
Köpeklerin Leptospirosiz,bordetelloz(çiftlik
öksürüğü hastalığı) ve borreliosis (Lyme
hastalığı) aşıları ticari olarak
bulunmamaktadır.
Aşılama takvimi öncesi hayvanın
parazitlerden arındırılması gerekir.Ayrıca
aşı verilmeden önce olanaklar ölçüsünde kan
tahlili yapılması (Hemogram) eğer
yapılamıyorsa en azından ateşin bulunup
bulunmadığı belirlenmelidir.Zira hastalığın
kuluçka döneminde yapılcak aşı daha kötü
sonuçlar verir.
|
|